YÖK'te Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi tartışmalarından anlaşıldığı üzere bir kafa karışıklığı söz konusu.
Dünyanın hiçbir yerinde Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi diye çevirebileceğiniz bir Fakülte yok. Sistem henüz yeni olduğundan YÖK'e tavsiyemiz bunu isimden başlayarak tekrar düzenlemesi ve Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi yerine Teknoloji Fakültesi modeli getirilmesi. Dünyada bu tür fakültelerin adı Faculty of Engineering Technology yani Mühendislik Teknolojisi Fakültesi olarak kullanılmaktadır. Standarda uygunluk açısından YÖK'ün henüz faaliyete geçecek Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültelerini Mühendislik Teknolojileri Fakültesi ya da kısaca Teknoloji Fakülteleri olarak uygulamaya sokmasının çok önemli olduğunu ifade ediyoruz.
Aşağıda Teknik Eğitim Vakfı Genel Başkanlığından konuyla ilgili Meslek Rehberine gönderilen yazı yer almaktadır.
TEKNİK EĞİTİM VAKFI GENEL BAŞKANLIĞINDAN
YÖK’ten “MESLEKİ TEKNİK EĞİTİME” ÇÖZÜM YERİNE DARBE
Yüksek öğretim Kurulunun 11 Temmuz 2007 tarihli genel kurul toplantısında “Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri ” açma kararı ile ilgili açıklama basında yer almıştır. Alınan kararlar, YÖK başkanlığı ve konuyu yakından bilmeyenler tarafından Yüksek Öğretimde reform olarak nitelendirilmiştir. Ancak, bu karar reform niteliğinde olmadığı gibi daha büyük kargaşaya neden olacak bir karardır.
15-16 Ocak 2007 tarihlerinde yapılan “B” grubunda yer alan ve yaklaşık 40 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen “Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılandırma Yaklaşımları” başlıklı çalışma grubunda alınan kararlar ve görüşmeler sonuç bildirgesinde yer almamıştır.
Çalıştayda en fazla önerilen konulardan birisi olan “Teknik Eğitim Fakültelerinin Teknoloji Fakültelerine dönüştürülmesi ve pedagojik formasyon derslerinin mezuniyet sonrasında sadece Teknik Öğretmen olacaklara ve ihtiyaca göre verilmesi” hususunda önemle vurgu yapılmıştır. Bu ortak görüş, YÖK Başkan Vekili Sayın Prof .Dr. İsa Eşme’ ye ve YÖK Başkanı Sayın Prof.Dr. Erdoğan Teziç’e bildirilmiştir. (EK-1 ve EK-2)
Teknik Eğitim Fakültelerinin yeniden yapılandırılmalarına acilen ihtiyaç duyulduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak; bu yapılandırma ile ilgili YÖK’ün 11 Temmuz 2007 tarihli genel kurul kararında, görüşleri alınması gereken tarafların (Teknik Eğitim Fakültesi yönetici ve öğretim üyeleri, Fakülte öğrenci temsilcileri, sektör çalışanları, Sanayi odaları, Teknik Eğitim Vakfı, Teknik Öğretmenler derneği gibi mesleki kurum ve kuruluşlar) büyük çoğunluğunun talep ve önerileri dikkate alınmamıştır. Tüm Teknik Eğitim Fakülteleri tarafından ittifakla benimsenen “Teknoloji Fakültesi” modeli göz ardı edilmiştir. Bu model, ayrıntılı olarak yazı ekinde sunulmuştur. (EK-3)
Yıllardan beri ciddi olarak ilk defa “Mesleki Teknik Eğitim”in problemleri ve yeniden yapılandırılmasının, YÖK tarafından ele alınmış olması tarafları umutlandırmış ancak dağ fare doğurmuş, beklenen değişim gerçekleşmemiştir.
Mesleki ve teknik orta öğretimi yeniden cazip hale getirmek ve bu kurumlardan mezunları yönlendirmek için, ileri düzeyde bilgi ve beceri kazanmış elemanların yetiştirileceği Fakültelere ihtiyaç duyulmaktadır. Endüstrinin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünün oluşturulması, ancak uluslar arası kriterlere uygun alt yapısı olan eğitim kurumlarıyla mümkün olacaktır.
Alınan kararın son kısmında; Gazi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi bünyesindeki Teknik Eğitim Fakültelerini aynen korunması, buna ilave olarak yine bu üniversitelerde Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi kurulma kararı da anlaşılamamıştır. Bu iki tip fakültenin amaç ve çıktıları belirli olmayıp mevcut statü belirsizliğine yeni problemler getirecektir. Fiziki ve akademik alt yapısı en iyi durumdaki bu fakültelerin Teknoloji Fakültesine dönüştürülmesi, başka bir değişime gerek göstermeyecektir.
Mevcut yapıda ;
• Teknik Eğitim Fakültesi programlarının uluslar arası denkliği bulunmamaktadır.
• Öğretmenlik yapmayan mezunlarının unvan ve statüsü belirlenmemiştir.
• Diploma programları akreditasyona uygun değildir.
• Birçok gelişmiş ülkedeki Teknik Öğretmen yetiştirme sistemleriyle benzerliği yoktur.
Reform diye adlandırılan ve “Teknik Eğitim Fakülteleri’nin, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri’ne dönüştürme” kararı mevcut problemleri çözmeyecek, tam tersine kaos yaratacaktır. Çünkü; Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika’da Teknik Eğitim Fakültelerinin eş değeri TEKNOLOJİ FAKÜLTELERİ’ dir. Buna en iyi örnek Amerika ve Kanada’daki uygulamalardır.
Teknoloji Fakültesi Modeli, Mesleki Teknik orta öğretimin yeniden canlandırılması ve cazip hale getirilmesini sağlayacağı gibi, öğretmen olarak atanmayanların mezunlarının da belirsiz olan statülerini tanımlı hale getirecektir. Türkiye’de endüstri ve hizmet sektörü, iş başında çalışan uygulamacı, üretken “Teknoloji Mühendislerine” ihtiyaç duymaktadır. Bu mühendis tipi, diğer Mühendislik Fakültelerinin yetiştirdiği daha çok teorik ağırlıklı araştırma-geliştirme çalışmaları yapan mühendislerle birlikte birbirini tamamlayan unsurlardır. Birbirine rakip değil, üretim ve iş hayatını daha etkin yürütülmesini sağlayan teknik eleman tipleridir.
Teknoloji Fakültesi Mezunları ABD, Kanada ve AB ülkelerinde “Uygulama Mühendisi, Üretim Mühendisi veya Teknoloji Mühendisi” olarak adlandırılmakta, çalıştıkları işe uygun olarak belirlenmiş yetki ve sorumluluklarla istihdam edilmektedirler.
Türkiye’ deki Teknik Eğitim Fakültelerinin önemli bir kısmı “Teknoloji Mühendisi” yetiştirecek alt yapıya sahiptir. Uluslar arası kriterler göz önünde bulundurularak bu fakültelerin “ Teknoloji Fakültelerine” dönüştürülmesi, Mesleki Teknik orta öğretimin yeniden canlandırılması ve cazip hale getirilmesini sağlayacağı gibi endüstri ve iş hayatında nitelikli ve statüsü belirli teknik iş gücünü yetiştirmeyi sağlayacaktır. Kamuoyuna bu konunun takipçisi olacağımızı bildirir, yetkilileri bu yanlışlığın düzeltilmesi konusunda hassasiyete ve göreve davet ediyoruz. 10.07.2007
DOÇ.DR.ATİLLA KOCA
Teknik Eğitim Vakfı
Genel Başkanı
www.tekev.org
